Türk hukukunda boşanma ancak aile mahkemesi kararıyla gerçekleşir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşler, tüm sonuçlar üzerinde uzlaştıkları bir protokolle anlaşmalı boşanabilir; uzlaşma yoksa dava çekişmeli olarak görülür ve kusur, delil ve tanık önem kazanır. Velayet kararlarında belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Nafaka; dava sırasında tedbir, çocuk için iştirak ve boşanma sonrası eş için yoksulluk nafakası olarak üç türdür. 1 Ocak 2002'den sonra edinilen mallar kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaşılır.
Aile hukuku nedir, hangi konuları kapsar?
Aile hukuku, evliliğin kurulması, eşlerin hak ve yükümlülükleri, evliliğin sona ermesi, ana-baba ile çocuk arasındaki ilişkiler ve eşler arasındaki mal ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabıdır (m.118–494). Aile hukukundan doğan davalar, 4787 sayılı Kanun ile kurulan aile mahkemelerinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Uygulamada aile hukukuna ilişkin başvurular şu konularda yoğunlaşır:
- Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları
- Velayet, çocukla kişisel ilişki (görüşme) düzenlenmesi ve velayetin değiştirilmesi
- Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; nafakanın artırılması veya kaldırılması
- Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) ve ziynet eşyası alacağı
- Boşanmada maddi ve manevi tazminat
- 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları
- Yabancı mahkeme boşanma kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi
- Evlat edinme, soybağının kurulması ve reddi davaları
Anlaşmalı boşanma
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre anlaşmalı boşanma için üç şart birlikte aranır:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması
- Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi
- Hâkimin eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi (protokolü) uygun bulması
Protokolde genellikle velayet, çocukla kişisel ilişki, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı ve ziynet eşyası konuları düzenlenir. Hâkim protokolde çocukların yararına uygun olmayan hükümleri değiştirebilir; taraflar değişikliği kabul ederse boşanmaya karar verilir. Protokolün eksik veya belirsiz bırakılması, boşanmadan sonra yeni davalara yol açabildiğinden dikkatle hazırlanması önemlidir.
Evlilik bir yıldan kısa sürmüşse eşler anlaşsa bile dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanamaz; bu durumda dava çekişmeli boşanma hükümlerine göre görülür.
Çekişmeli boşanma ve boşanma sebepleri
Eşler boşanma veya sonuçları konusunda anlaşamazsa dava çekişmeli olarak görülür. Kanun boşanma sebeplerini özel ve genel sebepler olarak ikiye ayırır:
| Sebep | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Zina | Eşlerden birinin evlilik dışı cinsel ilişkisi | TMK m.161 |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | Eşin hayatına yönelik saldırı, ağır şiddet veya aşağılayıcı muamele | TMK m.162 |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | Küçük düşürücü suç veya onursuz yaşam nedeniyle birlikte yaşamanın çekilmez hâle gelmesi | TMK m.163 |
| Terk | Eşin ortak konutu en az altı ay haklı sebep olmadan terk etmesi ve ihtara rağmen dönmemesi | TMK m.164 |
| Akıl hastalığı | Ortak hayatı çekilmez kılan ve iyileşmesi mümkün olmayan akıl hastalığı | TMK m.165 |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | Ortak hayatın sürdürülemeyecek derecede sarsılması (genel sebep) | TMK m.166/1–2 |
| Fiilî ayrılık | Reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren üç yıl ortak hayatın yeniden kurulamaması | TMK m.166/4 |
Uygulamada en sık dayanılan sebep, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Çekişmeli davalarda mahkeme tarafların kusur durumunu belirler; kusur, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle mesajlar, tanık beyanları, sağlık raporları ve kolluk kayıtları gibi delillerin hukuka uygun biçimde toplanması önemlidir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller yargılamada kullanılamayabilir.
Çekişmeli boşanma davası nasıl ilerler?
- Dava dilekçesiBoşanma sebebi, olaylar, deliller ve velayet, nafaka, tazminat gibi talepler dilekçede açıkça belirtilir; tedbir nafakası ve geçici velayet gibi geçici önlemler istenebilir.
- Cevap ve dilekçeler aşamasıDavalı eş cevap verir; taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını tamamlar.
- Ön incelemeMahkeme uyuşmazlık konularını belirler, delillerin toplanmasına karar verir ve tarafları sulhe teşvik eder.
- TahkikatTanıklar dinlenir; çocuk varsa uzman (pedagog veya sosyal çalışmacı) incelemesi ve sosyal inceleme raporu alınır; ekonomik durum araştırması yapılır.
- Karar ve kanun yollarıMahkeme boşanma ve fer'i sonuçlar hakkında karar verir. Karara karşı istinaf, istinaf kararına karşı şartları varsa temyiz yoluna gidilebilir. Boşanma, karar kesinleşince hüküm doğurur.
Boşanma davasında geçici önlemler
Boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Bu önlemler özellikle eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasıyla ilgilidir. Uygulamada en sık rastlanan geçici önlemler şunlardır:
- İhtiyaç içindeki eş ve çocuklar için tedbir nafakası bağlanması
- Dava süresince çocukların hangi ebeveynde kalacağının belirlenmesi (geçici velayet) ve diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulması
- Eşlerden birinin ortak konutta oturmasına izin verilmesi
- Mal kaçırma tehlikesine karşı taşınmazlara veya araçlara ihtiyati tedbir konulması
Geçici önlemler davanın sonucunu belirlemez; dava sonunda verilen kararla birlikte yerini kesin düzenlemelere bırakır.
Anlaşmalı boşanma protokolünde nelere dikkat edilmeli?
- Velayetin kime verileceği ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin gün, saat ve tatil dönemleri dahil açıkça yazılması
- İştirak nafakasının miktarı, ödeme günü ve yıllık artış esası
- Yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat talep edilip edilmediği
- Taşınmaz, araç ve birikimlerin kime kalacağı; tapu devirlerinin nasıl ve ne zaman yapılacağı
- Ziynet eşyaları ve ev eşyalarının paylaşımı
- Tarafların karşılıklı olarak başka talepte bulunmayacaklarına dair hükümlerin kapsamı
Velayet ve çocukla kişisel ilişki
Boşanma veya ayrılık kararında hâkim, ana ve babayı dinledikten ve gerektiğinde çocuk esirgeme makamının görüşünü aldıktan sonra velayeti eşlerden birine verir (TMK m.182). Velayet kararında belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; çocuğun yaşı, eğitimi, ebeveynlerle bağı, yaşam koşulları ve idrak çağındaki çocuğun görüşü dikkate alınır.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki (görüşme günleri, bayram ve tatiller) kurulur. Koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. Ortak velayet konusu uygulamada tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın tarafların anlaşması ve çocuğun yararına uygun olması hâlinde ortak velayete izin veren kararları bulunmaktadır.
Nafaka türleri
| Nafaka türü | Ne zaman ve kime | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Boşanma davası süresince ihtiyacı olan eş ve çocuklar için | TMK m.169 |
| İştirak nafakası | Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı | TMK m.182 |
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş için | TMK m.175 |
Nafakanın miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, çocuğun ihtiyaçlarına ve hakkaniyete göre belirlenir. Mahkeme, nafakanın her yıl belirli bir oranda artırılmasına da karar verebilir. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması dava yoluyla istenebilir. Yoksulluk nafakası alan eşin yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması gibi durumlar ise kaldırma davası sebebi olabilir.
Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi)
1 Ocak 2002'den itibaren, eşler aksini sözleşmeyle kararlaştırmamışsa yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m.202). Bu rejimde evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallar (maaşla alınan ev, araba, birikimler gibi) edinilmiş mal; evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla gelen mallar ve kişisel kullanım eşyaları ise kişisel mal sayılır. Mal rejimi sona erdiğinde her eş, diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236).
1 Ocak 2002'den önceki dönem için kural olarak mal ayrılığı rejimi uygulanır; bu dönemde edinilen mallarda eşin katkısı varsa katkı payı alacağı söz konusu olabilir. Evliliği 2002 öncesinde başlayıp sonrasında devam eden eşlerde iki dönemin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Düğünde takılan ziynet eşyaları, Yargıtay uygulamasında kural olarak takıldığı kişiye bakılmaksızın kadına bağışlanmış sayılır. Ziynetlerin koca tarafından alındığı ve geri verilmediği iddiası, boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir davayla ileri sürülebilir; ispat yükü ve deliller burada önem taşır.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat
Kusuru olmayan veya daha az kusurlu eş, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmişse kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğramışsa manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Tazminat miktarı tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumuna ve hakkaniyete göre belirlenir.
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı
Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir. Şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmaması ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi gibi tedbirlere aile mahkemesi hâkimi; bazı koruyucu tedbirlere ise mülki amir karar verebilir. Kanun'un 8. maddesine göre tedbir kararı verilmesi için şiddetin ispatı aranmaz; başvuru kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına, aile mahkemesine veya şiddet önleme ve izleme merkezlerine yapılabilir.
Hayati tehlike içeren acil durumlarda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın. Kadın, aile ve çocukla ilgili sosyal destek için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ALO 183 hattından da bilgi alınabilir.
Yabancılarla boşanma ve yabancı kararların tanınması
Eşlerden biri veya her ikisi yabancıysa, boşanma davasında hangi ülke hukukunun uygulanacağı 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca belirlenir. Eşler ortak milli hukuka tabi değilse, kural olarak ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.14).
Yurt dışında verilmiş bir boşanma kararının Türkiye'de hüküm doğurması ve nüfus kaydına işlenmesi için tanınması gerekir (MÖHUK m.50 vd.). Mahkeme kararın esasını yeniden incelemez; kararın kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve savunma hakkına uyulmuş olması gibi şartları denetler. Kesinleşmiş ve tarafların birlikte istediği bazı yabancı boşanma kararları ise mahkemeye gidilmeden, valilik veya dış temsilcilik aracılığıyla idari yoldan nüfus kütüğüne işlenebilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A). Hangi yolun uygun olduğu kararın türüne ve tarafların tutumuna göre değişir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Boşanma davaları aile mahkemesinde görülür. Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Örneğin Bakırköy'de yaşayan bir eş, diğer eşin başka bir ilde yaşadığı durumda da davayı kendi yerleşim yerinde açabilir. Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli olmadığından, bu davalarda zorunlu arabuluculuk uygulanmaz.
Süreler ve zamanaşımı
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Anlaşmalı boşanma için evlilik süresi | En az 1 yıl | TMK m.166/3 |
| Zinaya dayalı boşanma davası | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde fiilden itibaren 5 yıl | TMK m.161 |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışa dayalı dava | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde 5 yıl | TMK m.162 |
| Terk nedeniyle ihtar | Terkin en az 4 ayı dolmadan istenemez; ihtardan sonra 2 ay beklenir | TMK m.164 |
| Boşanmadan doğan tazminat ve yoksulluk nafakası davası (ayrıca açılırsa) | Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl | TMK m.178 |
| Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar | Kural olarak 10 yıl | Yargıtay uygulaması / TBK m.146 |
Nafaka başta olmak üzere aile hukukunda yasal düzenleme çalışmaları zaman zaman gündeme gelmektedir. Tablo genel bilgilendirme amaçlıdır; dava açmadan önce sürelerin güncel mevzuata göre bir avukatla birlikte değerlendirilmesi önerilir.
Gerekli belgeler
- Eşlerin kimlik belgeleri ve nüfus kayıt örneği
- Anlaşmalı boşanmada imzalı boşanma protokolü
- Tarafların gelir durumunu gösteren belgeler (maaş bordrosu, SGK kaydı, vergi levhası)
- Çocukların okul ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler
- Mal paylaşımı için tapu, araç ruhsatı, banka hesap dökümleri ve kredi belgeleri
- Boşanma sebebine ilişkin deliller: mesajlar, e-postalar, sağlık raporları, kolluk tutanakları
- Tanıkların ad, soyad ve adresleri
- Yabancı karar tanınmasında: kesinleşme şerhli karar aslı, apostil ve yeminli tercüme
İlgili mevzuat
Aşağıdaki düzenlemelere mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.161–184 (boşanma ve sonuçları), m.202 vd. (mal rejimleri), m.335 vd. (velayet)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m.14, m.50 vd.
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu — m.27/A
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Aile Hukuku alt konuları
Aile hukukunun başlıca alt konularını aşağıda listeledik. Her biri için ayrıntılı rehber sayfaları hazırlanmaktadır.
- Anlaşmalı boşanma
- Çekişmeli boşanma
- Velayet
- Nafaka (tedbir, iştirak, yoksulluk)
- Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma)
- Yabancılarla boşanma ve tanıma-tenfiz
- Ziynet eşyası alacağı
- 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı
- Evlat edinme
- Soybağı davaları
Aile Hukuku hakkında sıkça sorulan sorular
Anlaşmalı boşanma kaç celsede biter?
Anlaşmalı boşanmada şartlar sağlanmışsa ve protokol eksiksiz hazırlanmışsa dava çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır. Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi gerektiğinden her iki eşin de duruşmaya katılması gerekir. Duruşma gününün belirlenmesi mahkemenin iş yüküne bağlıdır; kararın kesinleşmesi için ayrıca kanun yolu sürelerinin geçmesi veya tarafların kanun yolundan feragat etmesi gerekir.
Evliliğim bir yıldan kısa sürdü; anlaşmalı boşanabilir miyim?
Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Bir yıldan kısa süren evliliklerde eşler anlaşsa bile dava çekişmeli boşanma hükümlerine göre görülür; ancak tarafların uzlaşması, davanın daha kısa sürede sonuçlanmasına yardımcı olabilir.
Velayet neye göre belirlenir?
Velayet kararında belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, ebeveynlerle bağı, eğitim ve bakım koşulları, ebeveynlerin yaşam düzeni ve idrak çağındaki çocuğun görüşü gibi unsurları değerlendirir. Bu değerlendirmede genellikle uzman (pedagog veya sosyal çalışmacı) raporu alınır.
Yoksulluk nafakası kimlere verilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş, diğer eşten mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m.175). Nafaka için diğer eşin kusurlu olması şart değildir. Nafaka alan eşin yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; koşullar değişirse artırılması, azaltılması veya kaldırılması dava yoluyla istenebilir.
Evlilikten önce aldığım ev mal paylaşımına dahil olur mu?
Kural olarak hayır. Evlilikten önce edinilen mallar kişisel mal sayılır ve paylaşıma tabi değildir. Ancak evlilik sırasında bu evin kredi taksitleri ortak gelirlerle ödenmişse, ödenen kısım için diğer eşin değer artış payı veya katılma alacağı gündeme gelebilir. Her dosyada malın edinilme tarihi ve ödemelerin kaynağı ayrıca incelenir.
Yurt dışında boşandım; Türkiye'de hâlâ evli görünüyorum, ne yapmalıyım?
Yabancı mahkemenin boşanma kararının Türkiye'de hüküm doğurması için tanınması ve nüfus kaydına işlenmesi gerekir. Karar kesinleşmişse ve şartları uygunsa, bazı kararlar valilik veya Türk konsolosluğu aracılığıyla idari yoldan nüfusa işlenebilir. Bu yol uygun değilse Türkiye'de aile mahkemesinde tanıma davası açılır. Kesinleşme şerhli karar, apostil ve yeminli tercüme gereklidir.
Boşanma davası hangi şehirde açılır?
Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yerde açılabilir. Bu nedenle eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa, davacı eş davayı kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açabilir.
Koruma kararı almak için delil gerekir mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesi için şiddetin ispatı aranmaz; başvuranın beyanı ve şiddet tehlikesinin varlığı yeterli görülebilir. Başvuru kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya doğrudan aile mahkemesine yapılabilir. Acil durumlarda 112 aranmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol edin. Son güncelleme: 05.10.2026