Bir kişi öldüğünde mirası, vasiyetname yoksa Türk Medeni Kanunu'ndaki zümre sistemine göre yasal mirasçılarına geçer; sağ kalan eş her zümreyle birlikte mirasçı olur. Mirasçılar mirasın borca batık olduğunu düşünüyorsa ölümü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde mirası reddedebilir. Mirasbırakan malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir; ancak altsoy, ana-baba ve eşin saklı payını zedeleyen tasarruflar tenkis davasıyla, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan danışıklı devirler ise muris muvazaası davasıyla geri alınabilir.
Miras hukuku nedir?
Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının (terekenin) kimlere ve hangi oranda geçeceğini, mirasçıların hak ve yükümlülüklerini ve mirasın paylaşılmasını düzenler. Temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kitabıdır (m.495–682). Mirasçılık, kişinin ölümüyle kendiliğinden doğar: mirasçılar, ayrıca bir işlem yapmaya gerek kalmadan terekeye ait hak, alacak ve borçların tamamını külli halefiyet ilkesi gereğince birlikte kazanır (TMK m.599).
Bu nedenle mirasla ilgili ilk sorular genellikle şunlardır: Kimler mirasçı? Paylar nasıl hesaplanır? Mirasçı, ölenin borçlarından sorumlu mu? Mirasbırakan sağlığında malını birine devretmişse ne olur? Aşağıda bu soruların cevaplarını sırasıyla ele alıyoruz.
Yasal mirasçılar ve miras payları
Türk hukukunda yasal mirasçılık zümre (derece) sistemine dayanır. Önceki zümrede mirasçı varsa sonraki zümre mirasçı olamaz:
- Birinci zümre: altsoyÇocuklar, çocuklar ölmüşse onların çocukları (torunlar). Altsoy eşit paylarla mirasçı olur (TMK m.495).
- İkinci zümre: ana-baba ve onların altsoyuAltsoy yoksa miras ana ve babaya; onlardan biri ölmüşse onun payı kendi altsoyuna (mirasbırakanın kardeşlerine) geçer (TMK m.496).
- Üçüncü zümre: büyük ana-babalar ve onların altsoyuİlk iki zümrede mirasçı yoksa büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu (amca, hala, dayı, teyze) mirasçı olur (TMK m.497).
- Sağ kalan eşEş her zümreyle birlikte mirasçı olur; payı birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir (TMK m.499).
| Eş hangi zümreyle birlikte mirasçı? | Eşin payı | Zümrenin payı |
|---|---|---|
| Altsoy (çocuklar, torunlar) | 1/4 | 3/4 |
| Ana-baba zümresi | 1/2 | 1/2 |
| Büyük ana-baba zümresi | 3/4 | 1/4 |
| Hiçbir zümre yok | Mirasın tamamı | — |
Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m.500). Hiç yasal mirasçı bulunmazsa miras Devlete kalır (TMK m.501). Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse, mirasçılardan biri davaya devam ederek diğer eşin kusurunu ispat ederse sağ kalan eş mirasçılık hakkını kaybedebilir (TMK m.181).
Saklı pay nedir, kimlerin saklı payı vardır?
Saklı pay, mirasbırakanın vasiyetname veya sağlararası bağışlarla dahi ortadan kaldıramayacağı, bazı yakın mirasçılara kanunen ayrılmış paydır (TMK m.506). Mirasbırakan, saklı paylar dışında kalan tasarruf edilebilir kısım üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
| Saklı paylı mirasçı | Saklı pay oranı |
|---|---|
| Altsoy | Yasal miras payının yarısı |
| Ana ve babanın her biri | Yasal miras payının dörtte biri |
| Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte) | Yasal miras payının tamamı |
| Sağ kalan eş (diğer hâllerde) | Yasal miras payının dörtte üçü |
2007 yılındaki kanun değişikliğiyle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır; kardeşler yasal mirasçı olmaya devam eder ancak mirasbırakan onları vasiyetnameyle mirastan tamamen dışlayabilir.
Mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat
Saklı paylı bir mirasçı, kural olarak mirastan tamamen yoksun bırakılamaz. Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesi, mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçıyı şu hâllerde mirasçılıktan çıkarabileceğini öngörür:
- Mirasçının mirasbırakana veya onun yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi
- Mirasçının mirasbırakana veya onun ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi
Çıkarma sebebi vasiyetnamede açıkça belirtilmelidir (TMK m.512); sebep belirtilmemişse veya doğru olmadığı ispat edilirse çıkarma, yalnızca mirasçının saklı payını aşan kısım için geçerli olur. Borç ödemeden aciz bir altsoyun saklı payının yarısı ise, onun doğmuş veya doğacak çocuklarına bırakılmak üzere koruma amaçlı olarak mirasçılıktan çıkarılabilir (TMK m.513).
Mirasbırakan ile mirasçı ayrıca resmî şekilde yapılan bir mirastan feragat sözleşmesi ile mirasçının ileride mirastan pay almamasını kararlaştırabilir (TMK m.528). Feragat karşılık karşılığında da yapılabilir; aksi kararlaştırılmamışsa feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
Mirasçıların tapuda, bankalarda ve diğer kurumlarda işlem yapabilmesi için kimlerin mirasçı olduğunu ve paylarını gösteren mirasçılık belgesi gerekir (TMK m.598). Belge, herhangi bir sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Noterler, yabancılık unsuru taşıyan durumlar gibi bazı hâllerde belge düzenleyemez; bu durumda mahkemeye başvurulur. Mirasçılık belgesi aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir; gerçeğe aykırıysa her zaman iptali istenebilir.
Mirasın devlet kayıtlarına intikali için ayrıca veraset ve intikal vergisi beyannamesinin kanunda öngörülen süre içinde vergi dairesine verilmesi gerekir. Türkiye'de bulunan mirasçılar için bu süre kural olarak ölümün öğrenildiği tarihten itibaren dört aydır; yurt dışında bulunan mirasçılar için daha uzun süreler öngörülmüştür. Güncel süre ve istisnalar için Gelir İdaresi Başkanlığı'nın duyurularına bakılabilir.
Mirasın reddi
Mirasçılar terekenin aktifini ve pasifini birlikte devraldığından, mirasbırakanın borçlarından da şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olabilir. Borcun mirastan fazla olduğu durumlarda mirasçılar mirası reddederek bu sorumluluktan kurtulabilir.
- Süre: Ret, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalıdır (TMK m.606). Haklı sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi bu süreyi uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK m.615).
- Usul: Ret, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır (TMK m.609).
- Hükmen ret: Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Bu durumda mirasçılar, mirasın borca batık olduğunun tespiti için dava açabilir.
- Mirası kabul sayılan davranışlar: Süre içinde terekeye ait malları satmak, tereke işlerini olağan yönetimi aşacak biçimde yürütmek gibi davranışlar ret hakkını ortadan kaldırabilir (TMK m.610).
Mirasçılar terekenin durumunu bilmiyorsa, ret süresi içinde resmî defter tutulmasını isteyerek kararlarını tereke borçlarını gördükten sonra verebilir (TMK m.619 vd.).
Tenkis davası
Mirasbırakan vasiyetname veya sağlararası bağışlarla tasarruf edebileceği kısmı aşmışsa, saklı payı zedelenen mirasçılar aşan tasarrufların saklı paylarını karşılayacak ölçüde indirilmesini (tenkisini) dava edebilir (TMK m.560). Örneğin üç çocuğu olan bir mirasbırakanın tüm malvarlığını bağış veya vasiyetle tek bir çocuğuna bırakması, diğer çocukların saklı payını zedeler.
Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer (TMK m.571). Tenkis hesabı terekenin değerinin tespitini gerektirdiğinden genellikle bilirkişi incelemesi yapılır.
Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma)
Mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı tapuda satış gibi göstererek devretmesine muris muvazaası denir. Yargıtay'ın içtihadı birleştirme kararıyla yerleşmiş uygulamaya göre, gerçek irade bağış olduğu hâlde resmî şekilde yapılmadığından bu işlem geçersizdir; diğer mirasçılar miras payları oranında tapu iptal ve tescil davası açabilir.
Bu davalarda mahkeme; satış bedelinin taşınmazın gerçek değeriyle uyumu, alıcının ödeme gücü, mirasbırakanın satış yapmayı gerektiren bir ihtiyacının olup olmadığı ve tarafların yakınlığı gibi olguları birlikte değerlendirir. Muris muvazaasına dayalı davalar uygulamada belirli bir dava süresine bağlı tutulmaz; ancak delillerin zamanla kaybolması nedeniyle geciktirilmemesi önerilir. Davanın taşınmaz yönü için tapu iptal ve tescil davası başlığına bakabilirsiniz.
Muris muvazaası, işlemin görünüşte satış, gerçekte bağış olduğu durumlarda tapu kaydının tamamen iptalini amaçlar ve saklı payla sınırlı değildir. Tenkis ise geçerli bir bağış veya vasiyetin yalnızca saklı payı zedeleyen kısmının indirilmesini sağlar. İki dava uygulamada sıklıkla terditli (biri olmazsa diğeri) olarak birlikte açılır.
Vasiyetname türleri ve iptali
Mirasbırakan, saklı paylara saygı göstermek kaydıyla malvarlığının nasıl paylaşılacağını vasiyetnameyle belirleyebilir. Kanun üç tür vasiyetname tanır:
| Tür | Şekil şartı | Dayanak |
|---|---|---|
| Resmî vasiyetname | Noter, sulh hâkimi veya yetkili memur önünde, iki tanıkla düzenlenir | TMK m.532 vd. |
| El yazılı vasiyetname | Baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılır, tarih ve imza taşır | TMK m.538 |
| Sözlü vasiyetname | Yakın ölüm tehlikesi gibi olağanüstü durumlarda iki tanığa sözlü olarak yapılır | TMK m.539 |
Vasiyetname; mirasbırakanın ehliyetsizliği, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma), içeriğin hukuka veya ahlaka aykırılığı ya da şekil eksikliği hâllerinde iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir (TMK m.557). İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer; iyiniyetli olmayan davalılara karşı bu süre yirmi yıldır (TMK m.559). Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra sulh hukuk mahkemesince açılır ve ilgililere tebliğ edilir.
Miras ortaklığı ve paylaşma
Mirasçılar birden fazlaysa, miras paylaşılıncaya kadar terekede elbirliği mülkiyeti söz konusudur (TMK m.640). Bu dönemde terekeye ilişkin tasarruflar için kural olarak tüm mirasçıların oybirliği gerekir. Mirasçılar her zaman paylaşma isteyebilir (TMK m.642). Rızaen paylaşma yapılamazsa, terekedeki taşınmazlar için ortaklığın giderilmesi davası açılır; bu dava öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur.
Yabancıların ve yurt dışındaki mirasçıların durumu
Mirasbırakan yabancıysa, mirasa kural olarak ölenin milli hukuku uygulanır; ancak Türkiye'deki taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır (5718 sayılı MÖHUK m.20). Yabancı mirasçıların Türkiye'deki taşınmazları miras yoluyla edinmesi, Tapu Kanunu'nun 35. maddesindeki koşullara tabidir; bu koşulları taşımayan mirasçıların payları kanunda öngörülen usulle tasfiye edilir.
Yurt dışında düzenlenmiş mirasçılık belgeleri ve vasiyetnameler, Türkiye'de kullanılabilmek için tanıma veya tenfiz gerektirebilir. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı mirasçılar ise işlemlerini vekâletname aracılığıyla Türkiye'ye gelmeden yürütebilir. İngilizce bilgi için Inheritance Law (English) sayfasına bakabilirsiniz.
Görevli ve yetkili mahkeme
| İşlem / dava | Görevli mahkeme | Yetkili yer |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi verilmesi | Sulh hukuk mahkemesi (veya noter) | Herhangi bir sulh hukuk mahkemesi |
| Mirasın reddi, resmî defter, vasiyetnamenin açılması | Sulh hukuk mahkemesi | Mirasbırakanın son yerleşim yeri |
| Tenkis, vasiyetnamenin iptali, mirasçılık belgesinin iptali | Asliye hukuk mahkemesi | Mirasbırakanın son yerleşim yeri (HMK m.11, kesin yetki) |
| Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil | Asliye hukuk mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer (HMK m.12) |
| Terekedeki taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi | Sulh hukuk mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer; dava öncesi arabuluculuk zorunlu |
Süreler ve zamanaşımı
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasın reddi | Ölümü ve mirasçılığı öğrenmeden itibaren 3 ay | TMK m.606 |
| Tenkis davası | Öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde 10 yıl | TMK m.571 |
| Vasiyetnamenin iptali davası | Öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde açılmadan itibaren 10 yıl (iyiniyetli olmayana karşı 20 yıl) | TMK m.559 |
| Muris muvazaasına dayalı tapu iptal | Belirli bir dava süresine bağlı değildir | Yargıtay uygulaması |
| Veraset ve intikal vergisi beyannamesi (Türkiye'deki mirasçılar) | Kural olarak ölümün öğrenilmesinden itibaren 4 ay | 7338 s. Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu |
Sürelerin başlangıcı somut olaya göre değişebilir; özellikle mirasın reddinde üç aylık sürenin kaçırılması, mirasçıyı borçlardan şahsen sorumlu hâle getirebilir. Bu tablo genel bilgilendirme amaçlıdır.
Gerekli belgeler
- Mirasbırakanın ölüm belgesi ve vukuatlı nüfus kayıt örneği
- Mirasçıların kimlik belgeleri ve nüfus kayıt örnekleri
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
- Terekeye ait tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesap bilgileri
- Varsa vasiyetname ve açılma tutanağı
- Muris muvazaası veya tenkis davalarında: tapu devir kayıtları ve resmî senetler, alıcının ödeme gücünü gösteren deliller, tanık bilgileri
- Borca batıklık iddiasında: icra dosyaları, kredi ve borç belgeleri
- Yurt dışından alınan belgelerde apostil şerhi ve yeminli tercüme
İlgili mevzuat
Aşağıdaki düzenlemelere mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.495–682 (miras hukuku)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.11 (mirasbırakanın son yerleşim yerinde kesin yetki), m.12
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m.20 (mirasa uygulanacak hukuk)
- 2644 sayılı Tapu Kanunu — m.35
- 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18/B
Miras Hukuku alt konuları
Miras hukukunun başlıca alt konularını aşağıda listeledik. Her biri için ayrıntılı rehber sayfaları hazırlanmaktadır.
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
- Mirasın reddi
- Tenkis davası
- Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma)
- Vasiyetname düzenleme ve iptali
- Saklı pay
- Yabancıların Türkiye'deki mirası
- Miras ortaklığının giderilmesi
Miras Hukuku hakkında sıkça sorulan sorular
Mirasçılık belgesi nereden ve nasıl alınır?
Mirasçılık belgesi herhangi bir noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir. Noterden alınması genellikle daha hızlıdır; ancak mirasbırakan veya mirasçılardan biri yabancıysa ya da nüfus kayıtlarında belirsizlik varsa noter belge düzenleyemez ve mahkemeye başvurmak gerekir. Başvuru için mirasbırakanın ölüm kaydı ve mirasçıların kimlik bilgileri yeterlidir.
Babamın borçları bana kalır mı?
Mirası kabul eden mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından miras payları oranında değil, kural olarak müteselsilen ve şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olur. Borçların mirastan fazla olduğu durumlarda ölümü ve mirasçılığı öğrendiğiniz tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddedebilirsiniz. Mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belliyse miras reddedilmiş sayılır.
Evli bir kişi ölürse eşi ne kadar miras alır?
Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir: çocuklarla birlikte mirasın dörtte biri, mirasbırakanın ana-babası veya kardeşleriyle birlikte yarısı, büyük ana-babalar ve onların altsoyuyla birlikte dörtte üçü; hiçbiri yoksa mirasın tamamı (TMK m.499). Eşin ayrıca mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak hakkı mirastan önce ayrılır.
Annem evi sağlığında kardeşime sattı; bir hakkım var mı?
Satış gerçekte bir bağışsa ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa, mirasbırakanın ölümünden sonra muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Mahkeme satış bedelinin gerçek değerle uyumuna, alıcının ödeme gücüne ve satış ihtiyacının bulunup bulunmadığına bakar. Satış gerçek değilse ama bağış olarak geçerliyse, saklı payınız zedelenmişse tenkis davası da gündeme gelebilir.
Kardeşler mirastan mahrum bırakılabilir mi?
Evet. 2007 yılındaki değişiklikle kardeşlerin saklı payı kaldırıldığından, altsoyu ve ana-babası bulunmayan bir mirasbırakan vasiyetname ile kardeşlerini mirastan tamamen dışlayabilir. Altsoyun, ana-babanın ve eşin ise saklı payı vardır; bunlar ancak kanunda sayılan ağır sebeplerle mirasçılıktan çıkarılabilir (TMK m.510).
El yazısıyla yazılmış vasiyetname geçerli midir?
Evet; Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre baştan sona mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış, düzenlendiği tarihi (yıl, ay, gün) ve imzayı taşıyan vasiyetname geçerlidir. Bilgisayarda yazılıp imzalanan metin el yazılı vasiyetname sayılmaz. El yazılı vasiyetname notere bırakılarak saklanabilir; ölümden sonra sulh hukuk mahkemesince açılır.
Mirası reddetmek için süre ne zaman başlar?
Yasal mirasçılar için üç aylık ret süresi, mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten başlar; atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren işler (TMK m.606). Önceki mirasçıların reddi nedeniyle mirasçı olanlarda süre, bu reddi öğrenmeden başlar. Haklı sebep varsa sulh hâkimi süreyi uzatabilir.
Yabancı bir mirasbırakanın Türkiye'deki evi hangi hukuka göre paylaşılır?
5718 sayılı MÖHUK'un 20. maddesine göre miras kural olarak ölenin milli hukukuna tabidir; ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle Türkiye'deki ev, Türk Medeni Kanunu'ndaki mirasçılık ve pay kurallarına göre paylaşılır. Mirasçıların yabancı olması hâlinde Tapu Kanunu'nun 35. maddesindeki koşullar da ayrıca değerlendirilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol edin. Son güncelleme: 05.10.2026